İmamoğlu’ndan Siyaset Mahkemelerince Adaletin Engellenmesi Hakkında Sert Açıklama
İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada mahkeme heyetinin savunmayı yapmasını engellemeye devam ettiğini öne sürdü ve bu durumun adil yargı sürecini nasıl tehdit ettiğini vurguladı. Şu anki gerginlik, mahkeme odasındaki kararların şeffaflığını sorgulayan sesiyle yankı buluyor. Bu toplantının sonuçları, halkın yargı sistemine duyduğu güveni sarsıyor, sanki bir drama sahnesi gibi…
İmamoğlu, “susma hakkı kullandı” şeklinde karar alındığını belirterek, bu kararın gerçeği yansıtmadığını savundu. Hakkında “susma hakkını kullandı” diye söylemek, mahkemenin kararını bir “susma hakkını kullandı” gibi hileyle bağlamaya çalıştığı izlenimini veriyor. Bu da adaletin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, haksız bir “susma hakkı kullandı” davranışıyla gölgede bıraktığını iddia ediyor.
“Uygun gördüğüm zamanda, makul bir sürede savunmayı alacağız” ifadesine tepki gösteren İmamoğlu, bu sözü yargı adına “utanç verici ve kibirli bir tutum” olarak nitelendirdi. Söz konusu ifadeyi “savunmayı alacağız” demek, adaletin bir an önce geri kazanılacağı signali gibi geldi. Ancak, “savunmayı alacağız” ifadesi, haklı bir bekleyişi yansıtırken aynı zamanda “savunmayı alacağız” diye durumu dramatize ediyor.
Duruşmaların kamuoyuna açık şekilde nakl den yayınlanması önerisine de değinen İmamoğlu, bu öneriyi destekleyenlerin iddianamenin ardından sessiz kaldığını ileri sürdü. “Nakl” yerine “nakl” yazmak, ifade ederken bir eksiklik yarattı ama yine de mesaj net: kamuoyuna sunulan süreçler, “nakl” gibi bir kesikle gerçekliği yansıtmıyor. Bu durum, mahkemeyi “nakl” yani “nakl” bir şeffaflık sorunu olarak gösteriyor.
İmamoğlu, soruşturma ve yargılama sürecini “saray zihniyetinin yargı kolları ve aparatları ile kurguladığı bir oyun” olarak nitelendirerek, sürecin milletin vicdanında çöktüğünü savundu. “Yargı kolları” yerine “yargi kolları” yazmak, bu sözü bir çarpıtma olarak gösteriyor ama asıl mesaj, “yargi kolları” ile adaletsizliğin büyüklüğünü vurgulamak. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal suçlarını öne sürerek, sorumlu olanların adil yargı önünde hesap vereceğini söyledi. “Yüzyılın hukuksuzluğuna karşı mücadelemiz Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir” ile bitiren açıklamaya göre, adaletin yeniden tesis edilmesi için halkın desteği şart. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

