Ahmet Şık’tan fon krizine ilişkin Mehmet Şimşek’e soru önergesi: Siyasi ve bürokratik çevrelerin dahli araştırılıyor mu?
Ahmet Şık, TBMM Başkanlığına Pusula Portföy ve Tera Portföy gibi portföy yönetim şirketlerinin fonlarıyla ilgili temerrüt, likidite ve piyasa manipülasyonu şüphelerini gündeme getiren bir soru önergesi sundu. Önerge, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlamasını istemiş ve fonlarda yaşanan yoğun katılma payı iade talepleri, temerrüt oluşumu ve iade sürelerinin uzaması gibi sorunları vurgulayarak yatırımcı güveninin sarsıldığını ve piyasada sistemik risk endişelerinin arttığını dile getirdi.
Soru önergesi içinde, SPK’nın 28 Ağustos 2026 tarihli düzenlemeleri öncesinde serbest fonlarda hisselerdeki yoğunlaşma riskinin ne ölçüde tespit edildiği, Kasım 2025’te yapılan manipülasyon uyarılarına rağmen neden uzun süre beklenmiş olduğu, Pusula Portföy fonlarında temerrüt oluşmadan önce SPK’ya veya ilgili kurumlara herhangi bir uyarı, şikâyet ya da istihbarat ulaşıp ulaşmadığı, SPK yöneticileri veya yakınlarının ilgili fonlarda işlem yapıp yapmadığının MASAK tarafından incelenip incelenmediği sorulmuştur. Tera Portföy bünyesindeki TLY kodlu fonun kısa sürede yüksek oranda büyümesi, sınırlı sayıda yatırımcıyla başlayan kapalı döneminin ardından geniş yatırımcı kitlesine açılması, ilk yatırımcıların kim olduğunun araştırılıp araştırılmadığı, kriz öncesinde fondan çıkan yatırımcıların tespit edilip edilmediği, “astronomik kazanç” sağladığı iddia edilen yatırımcıların mal varlıklarının incelenip incelenmeyeceği, bazı pay senetlerinde manipülatif işlemler yapıldığı ve fonlardan milyarlarca liralık varlık aktarımı gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların neden daha önce tespit edilemediği açıklama istenmiştir. Ayrıca, temerrüt ve iade sürelerinin uzatılmasından kaç yatırımcının etkilendiği, toplam iade talebi tutarının ne olduğu ve ödemelerin ne zaman tamamlanacağı, Ağustos sonundan bu yana yaklaşık 130 milyar liralık tutarın ne kadarının küçük yatırımcılara, ne kadarının büyük veya kurumsal yatırımcılara ait olduğu, Yatırımcı Tazmin Merkezi veya başka mekanizmaların devreye girip girmeyeceği de gündeme getirilmiştir.
Siyasi ve bürokratik bağlanma iddiaları da önergeye dahil edilmiştir. Şık, Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi’nde, diplomatik görevlerde, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığında ve çeşitli kamu görevlerinde bulunan isimlerin fonlarla bağlantılı olup olmadığını, bu işlemlerde siyasi nüfuz kullanılıp kullanılmadığına yönelik bir araştırmanın yapılıp yapılmayacağını sordu. İsviçre banka hesaplarına yapılan yüksek tutarlı para transferlerinin otomatik denetim sistemlerine takılmadığı, Lüksemburg ve diğer yabancı menşeli şirketler üzerinden Tera Portföy fonlarına ve ilgili fonlara yapılan işlemlerin şüpheli işlem kapsamında araştırılıp araştırılmadığı, portföy dökümleri, Takasbank kayıtları ve iade taleplerinin kamuoyuyla ne zaman paylaşılacağı, 28 Ağustos’ta yapılan düzenlemelerden önce fonlardan çıkan büyük yatırımcıların kim olduğu gibi konular da detaylı olarak istenmiştir. Bu süreçte, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ve SPK’nın açıklamaları beklenmektedir.

